Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

    Türkiye’nin Zeytin Yetiştiriciliği ve Zeytinyağı İhracı

    Türkiye’nin zeytin yetiştiriciliği ve zeytinyağı ihracı, ülkemizin tarımsal zenginliklerinden biridir. Bu yazıda, zeytin üretim süreçleri, kaliteli zeytinyağı çeşitleri ve dünya pazarındaki yerimiz hakkında bilgiler bulacaksınız.

    Türkiye'nin zeytin yetiştiriciliği ve zeytinyağı ihracı, ülkemizin tarımsal zenginliklerinden biridir.

    Zeytin Yetiştiriciliği ve Türkiye’nin Üretim Gücü

    Hamide HANGÜL Türkiye, zeytin yetiştiriciliğinde oldukça zengin bir çeşitlilik sunuyor. Ülkemizde tam 93 farklı zeytin çeşidi yetişiyor ve dikili ağaç sayısı 205 milyona ulaşmış durumda. Yıllar içinde zeytinyağı üretiminde de kayda değer bir artış gözlemleniyor. Örneğin, 2022 yılında 421 bin ton gibi rekor bir rekolte elde edildi. Diğer yıllarda ise bu üretim miktarı genellikle 150 bin ton ile 250 bin ton arasında değişiyor. Özellikle son iki yıldır Avrupa’da iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle zeytin rekolteleri ciddi oranda düşmüşken, Türkiye bu yıl elde ettiği tonaj ve kalite ile dünya zeytinyağı pazarında önemli bir konumda yer alıyor.

    Ancak, iç piyasada kişi başına zeytinyağı tüketimi oldukça düşük; yalnızca yaklaşık 2 kilogram civarında. Bu miktar, Avrupa’da 15 kilograma kadar çıkabiliyor. Bu nedenle, Türkiye’nin ürettiği zeytinyağının büyük bir kısmı yurt dışına ihraç ediliyor. İhraç pazarlarında ise İspanya, ABD, İtalya ve Suudi Arabistan öne çıkıyor.

    Edremit Körfezi ve Zeytinyağı Tadım Festivali

    Kuzey Ege bölgesindeki önemli zeytin üretim alanlarından biri de Edremit Körfezi. Bu bölgede yaklaşık 10 milyon zeytin ağacı bulunuyor ve bu yıl beklenen zeytinyağı rekoltesi 20 bin ton civarında. Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin ile bu yıl ilki düzenlenen zeytinyağı tadım festivalinde sektördeki gelişmeleri ve beklentileri konuştuk.

    Bu Sene Rekoltede Artış Var

    Çetin, Edremit Körfezi’nde bu yıl zeytin ağaçlarının üzerinde oldukça fazla mahsul olduğunu belirterek, “20 bin ton gibi bir zeytinyağı bekleniyor. Hedefimiz, bölgenin zeytinyağı üretimini ve katma değerini artırmak. Edremit Zeytinyağı ve Edremit Körfezi Yeşil Çizik Zeytini olarak iki farklı coğrafi işaretimiz var,” dedi. Ayrıca, zeytinyağı rekoltesinin 400 bin tona yaklaşmasının beklendiğini ifade eden Çetin, “Ancak bu miktarın yalnızca 100 bin tonu iç piyasada tüketilebiliyor. Bu nedenle, mutlaka ihraç edilmesi gerekiyor. Türkiye’de kişi başına zeytinyağı tüketimi 2 litreyi yeni buldu. Bu miktar Yunanistan’da 20-25 litre civarında,” şeklinde konuştu.

    Kuraklık sorununa da dikkat çeken Çetin, “Zeytinyağı bu yıl bol olacak, fakat ciddi bir kuraklık riski var. Beklenen rekolte gelmezse fiyatlar yükselebilir,” dedi.

    Alıcılar Tunus ve Cezayir’e Yöneldi

    Çetin, enflasyonist ortamda üretim ve toplama maliyetlerinin arttığını, bunun da fiyatların yükselmesine neden olduğunu belirtti. Avrupa’nın geçen yıl kuraklıktan dolayı Türkiye’den zeytinyağına yoğun talep gösterdiğini ifade eden Çetin, “Fiyatlar üreticiyi sevindirdi, ancak bir ihracat yasağı geldi ve bu da fiyatları düşürdü. İhracat yasağı biraz gevşetildi, fakat bu sefer Avrupa’dan zeytinyağı almak isteyen firmalar, yeni bir yasakla karşılaşmaktan korkar hale geldiler. Bu durum, onları Tunus ve Cezayir’e yönlendirdi. Yasak öncesi yaklaşık 1 milyar dolar ihraç gelirimiz vardı,” dedi.

    Varille Gittiğinde İtalya İspanya Yağı Olarak Satılıyor

    Çetin, zeytinyağında yaşanan önemli sorunlardan birinin de Avrupa Birliği’nde karşılaştıkları kotalar olduğunu vurgulayarak, “AB, zeytinyağı ihracatına çok ciddi bir kota uyguluyor ve bu sadece 100 ton. Tunus’un ise 50 bin ton kotası var. Bu da yaklaşık 5 TIR ediyor. Çünkü Ortak Pazar (Gümrük Birliği) anlaşması imzalanırken, Avrupa kendini koruma altına almış. Ancak dökme yağda bu vergi yok. Varille gönderdiğinizde gümrük duvarlarını aşabiliyorsunuz. Bizim zeytinyağlarımız İtalyan ve İspanyol şişelerine giriyor ve bu yüzden de İtalya ve İspanya zeytinyağı olarak satılıyor,” açıklamasında bulundu.

    Çetin, AB’ye ambalajlı ihracatta kilogram başına 1,25 euro vergi alındığını, kendi çiftçisine üretim desteğinin ise 1 euro kadar olduğunu, dolayısıyla Türkiye’nin 2-2,5 euro eksiden başladığını belirtti. Bu nedenle, Ortak Pazar anlaşmasının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

    Toskanalı Çiftçiler de Kullanıyor

    İtalya’nın en önemli zeytinyağı üretim bölgelerinden olan Toskana’nın, Türkiye’nin zeytinyağını kullandığını dile getiren Çetin, “Oradaki çiftçiler bize, ‘Sizden gelen zeytinyağlarını şişelerimize koyuyoruz’ diyorlar. Gerçekten kaliteli bir yağ. Ancak bunun katma değerli olarak daha önemli rakamlara satılması gerekiyor,” dedi.

    Villalarla Çok Sayıda Zeytin Ağacını Kaybettik

    Edremit bölgesinin zeytinlikler açısından zengin olduğunu ancak ikinci konut bölgesi ilan edilmesiyle birlikte ucuz yazlıklar ve villaların inşa edilmeye başlandığını belirten Ahmet Çetin, “Bu durum, geçici bir ekonomik zenginlik sağladı. Ancak bu, daha sonra bizi bir fakirlikle karşı karşıya getirdi, çünkü çok sayıda zeytin ağacımızı kaybettik,” ifadelerini kullandı.