Simon-Kucher, şirketlere ve yatırımcılara stratejik danışmanlık hizmeti sunan uluslararası bir firmadır ve 30 farklı ülkede ofisleri bulunmaktadır. Almanya merkezli olan bu şirketin CEO’su Mark Billige, küresel ekonomide yaşanan zorlukların Avrupa, Amerika ve Çin gibi büyük ekonomilerde de hissedildiğine dikkat çekmektedir. Türkiye Gazetesi’nin haberine göre, Billige, bu tür dönemlerde yatırımcıların daha az risk taşıyan alanlara yöneldiğini belirtmektedir.
Ancak Billige, Türkiye’nin stratejik konumunun hala cazip bir yatırım merkezi olmasını sağladığını vurgulamaktadır. Billige, “Türkiye, Avrupa, Orta Doğu ve Asya pazarlarına erişim açısından ticaret ve lojistik bakımından son derece önemli bir konumda,” şeklinde ifade etmektedir.
‘Türkiye firmalar için vazgeçilemeyecek bir fırsat’
Simon-Kucher CEO’su Billige, Türkiye’nin hızla artan genç nüfusunun büyük bir tüketim pazarı oluşturduğunu belirterek, “Bu durum, firmalar için vazgeçilemeyecek bir fırsat alanı sunuyor. Bu avantajlar sayesinde, birçok firmanın Türkiye’ye yatırım yapma isteği ve burada var olma arzusu devam ediyor,” demektedir.
Şirketin Orta Doğu sorumlusu Mert Terzioğlu ise kârlılığın en önemli hedef olduğunu ifade ederek, 2025 yılının finansal açıdan daha pozitif geçmesini beklediklerini dile getirmiştir.
Yatırım İçin İnşaat ve Otomotiv Sektörlerine Dikkat!
Faizlerin düşmesi yönünde bir beklenti olduğunu vurgulayan Terzioğlu, “Faizlerin azalması, kredi kullanımını artıracak ve paraya erişimin kolaylaşmasını sağlayacaktır. Türkiye’de en çok kredinin kullanıldığı iki sektör inşaat ve otomotividir. Bu nedenle, bu iki sektörde bir iyileşme bekliyoruz,” şeklinde açıklama yapmıştır.
Terzioğlu, “İnşaat sektörü, özellikle konut satışlarını artırarak, beyaz eşya ve inşaat malzemeleri gibi birçok yan sektörü de olumlu etkileyecek. Kredilere erişim kolaylaştıkça, bu iki sektörün Türkiye’de daha da ivme kazanacağı öngörülmektedir,” ifadelerini kullanmıştır.