Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

    Ormanların Karbon Depolama Kapasitesi ve İklim Değişikliği Üzerindeki Etkileri

    Ormanların karbon depolama kapasitesi, iklim değişikliği ile mücadelede kritik bir rol oynar. Bu yazıda, ormanların önemi inceleniyor.

    Ormanların karbon depolama kapasitesi, iklim değişikliği ile mücadelede kritik bir

    Başak Nur GÖKÇAM

    Gezegenimizin akciğerleri olarak büyük bir öneme sahip olan ormanların varlığını korumak, geleceğimiz için hayati bir gereklilik. Peki, neden bu kadar önemli? Yapılan hesaplamalara göre, yalnızca bir ağacın yılda emdiği karbondioksit miktarı yaklaşık 25 kilogramdır. Bu rakam, ağaç türüne bağlı olarak 40 kilograma kadar yükselebilmektedir. Ayrıca, geçmişten günümüze bozulmamış ormanların toplamda yılda emdiği karbondioksit miktarı ise 7.8 milyar ton civarındadır. Bu miktar, tüm insan kaynaklı emisyonların yaklaşık beşte biri kadar bir değeri ifade etmektedir. Ancak karbon depolarımız, yani ormanlarımız, iklim değişikliği ve insan faaliyetleri nedeniyle yok olma riski ile karşı karşıya kalmaktadır.

    Hedeflerin maliyetleri artacak

    2024 yılı itibarıyla atmosferdeki karbondioksit miktarı 427 ppm’e ulaşmıştır. Bu durum, bilim insanı Svante Arrhenius’un 1896 yılında karbondioksit miktarının 560 ppm’e çıkması halinde dünyanın 5 derece ısınacağına dair uyarısını göz önünde bulundurulduğunda, günümüzdeki karbondioksit miktarının dünya için ciddi bir tehdit oluşturduğunu kanıtlar niteliktedir. Potsdam İklim Etkisi Araştırma Enstitüsü (PIK) tarafından yapılan ve Nature Communications dergisinde yayınlanan yeni bir çalışmaya göre, ormanların karbondioksit emme kapasitesinin potansiyel olarak azalması, Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmayı önemli ölçüde zorlaştıracak hatta imkansız hale getirebilir. Ayrıca bu durum, sürdürülebilirlik hedeflerinin maliyetlerini artıracağı öngörülmektedir.

    “Ormanların genişleme stratejisi bir kumar”

    Araştırmanın baş yazarı ve PIK konuk bilim insanı Michael Windisch, “Eylemi geciktirmek orantısız bir şekilde daha yüksek maliyetlere neden oluyor. Şu anda iklim stratejilerimiz, ormanların sadece korunmasına değil, aynı zamanda genişlemesine de odaklanıyor. Ancak Kaliforniya’daki artan orman yangınları ve Amazon’daki devam eden ormansızlaşma ile bu bir kumar niteliği taşıyor. İklim değişikliği, ormanların önemli karbon depolarını tehdit ediyor” şeklinde açıklamalarda bulundu. Çalışmada, emisyonları azaltmak ve ormanları koruma ile izleme konularında eylemi ertelemenin iklim hedeflerini tehlikeye atabileceği vurgulandı. Ormanlarda depolanan karbonu korumak için derhal harekete geçilmesi gerektiğinin altını çizen Windisch, “Aksi takdirde, enerji, sanayi ve ulaşım gibi temel sektörlerde daha sert emisyon kesintileri gerekecek ve bu da potansiyel orman karbon kayıplarını telafi etme çabalarını daha da pahalı hale getirecektir” dedi.

    İnsan faaliyetlerinin etkisi incelendi

    Çalışma, ormanların karbon depolama kapasitesinin azalmasına rağmen iklim hedeflerine nasıl ulaşılabileceğini analiz etti. Araştırmacılar, doğal bozulmaların ve insan etkilerinin iklim azaltma hedeflerine ulaşmanın fizibilitesini nasıl etkilediğini değerlendirmek için REMIND-MAgPIE (entegre küresel arazi ve su kullanım modellemesi ve enerji ekonomisi modelleme sistemi) ile küresel bitki örtüsü modeli LPJmL’yi bir arada kullandılar. Araştırma ekibi, öngörülü bir politika yanıtını çeşitli gecikmeli ve kısa görüşlü yaklaşımlarla karşılaştırdı.

    Beş yıllık gecikme bile maliyeti ikiye katlar

    Değerlendirilen rahatsızlık oranına bakılmaksızın, çalışma, eylemsizliğin bedelinin ne kadar ağır olabileceğini ortaya koydu. Yazarlar, orman karbon kaybına yanıt vermekteki beş yıllık bir gecikmenin bile, kaybedilen karbonu telafi etmek için alınan önlemlerin hem sıklığında hem de genel maliyetinde yaklaşık iki kat artışa yol açacağını belirtti. Buna örnek olarak, enerji sektöründeki emisyon kesintilerinin önemli ölçüde artırılması gerekeceği ve negatif emisyon kapasitesinin neredeyse iki katına çıkarılmasıyla desteklenmek zorunda kalınacağı ifade edildi. Sonuç olarak, bu ekstra çabaların genel maliyetleri artırarak, hemen harekete geçilmesi durumundakinin yaklaşık iki katı kadar GSYİH gerilemelerine yol açacağı belirtildi.

    Daha güçlü orman koruma karbonsuzlaşma ihtiyacını hızlandırır

    Ormanların sonsuz bir kaynak olmadığına dikkat çeken PIK bilim insanı ve çalışma yazarı Florian Humpenöder, “Ormanlar sınırsız bir kaynak değildir; ancak karbon emicilerindeki azalmaları erken tespit etmek için dikkatli bir izleme gerekmektedir. Ayrıca daha güçlü orman koruma ve daha hızlı karbonsuzlaştırma gerekliliğini vurguluyor. Ormanlar beklenenden daha az karbondioksit emebilir ve bu da gerçekçi orman karbon projeksiyonlarını gerekli kılmaktadır” dedi.

    Arazi uygulamalarının teşviki önemli

    Kritik ısınma eşiklerinin altında kalmanın, ormanların bozulmadan kalmasını ummaktan daha fazlasını gerektirdiğini söyleyen PIK Arazi Kullanım Geçişi Laboratuvarı başkanı ve çalışmanın yazarı Alexander Popp, “Ormanları korumanın yanı sıra, sürdürülebilir arazi kullanım uygulamalarını teşvik etmek, yalnızca biyolojik çeşitliliği korumak için değil, aynı zamanda sert ekonomik sonuçlardan kaçınmak ve iklim geleceğimizi güvence altına almak için de kritik öneme sahiptir” yorumunu yaptı.

    Ormansızlaşma hafife alınıyor

    Araştırmada ayrıca mevcut modellerin gelecekteki orman karbon depolaması konusunda aşırı iyimser olabileceği, çünkü bozulmaları göz ardı ettiği, karbondioksit gübrelemesinin aşırı değerlendirildiği ve ormansızlaşmanın hafife alındığı vurgulandı. Uzmanlar, iklim etkilerini azaltmak, karbon stoklarını korumak ve artan maliyetleri önlemek için bilim insanlarının derhal harekete geçmesini önermektedir.