Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

    Küresel İklim Değişikliği ve Peyzaj Sektörünün Rolü

    Küresel iklim değişikliği, peyzaj sektörünü doğrudan etkiliyor. Bu yazıda, iklim değişikliğinin peyzaj tasarımı ve yönetimindeki rolünü keşfedin, sürdürülebilir çözümler ve geleceğe yönelik stratejiler hakkında bilgi edinin.

    Küresel iklim değişikliği, peyzaj sektörünü doğrudan etkiliyor. Bu yazıda, iklim

    Başak Nur GÖKÇAM

    Küresel iklim değişikliği, doğal kaynakların hızla tükenmesine yol açıyor. Günümüzde bir bireye düşen yıllık su miktarı yalnızca bin 519 metreküp. Yapılan tahminler, 2030 yılına gelindiğinde bu miktarın kişi başına yıllık bin 200 metreküpe düşeceğini gösteriyor. 2040 yılına gelindiğinde bu rakamın bin 116 metreküpe, 2050 yılında ise bin 69 metreküpe kadar gerilemesi bekleniyor. Durum bu kadar iç açıcı değil. Bu nedenle insanların her alanda kaynakları verimli kullanması ve gelecek nesillere yeterli kaynak bırakmak adına dikkatli davranması kaçınılmaz hale geliyor. Kentleri serinletmenin yollarının bulunması da son derece önemli bir gereklilik. İşte bu noktada peyzaj sektörüne önemli görevler düşüyor.

    Doğa ve insan odaklı tasarım anlayışıyla 1994 yılında kurulan Karaoğlu Peyzaj, günümüzde herkesin yakından tanıdığı ve belki de ezbere bildiği pek çok yerin peyzajını üstlenen bir firma. Zorlu Center, The Peninsula Hotel, Kanyon, Four Seasons Sultanahmet, Emaar gibi birçok prestijli projeye imza atan şirket, Etiyopya’da demir yolu, St. Petersburg’ta otoyol ve Özbekistan Taşkent’te Intercontinental Otel gibi uluslararası projelerin peyzajını da gerçekleştirmiştir. Karaoğlu Peyzaj’ın Kurucu Ortağı Peyzaj Mimarı Nesrin Karaoğlu Otuzoğlu, “Sıfır sermayeli hikayemiz 30 yıl önce başladı. Bu süreçte hem şirketimiz hem de Türkiye peyzaj sektörü önemli gelişmeler kaydetti. Bu yüzden gururluyuz. Küçük bahçelerde peyzaj projeleri ile başladığımız yolculuğumuzda bugün üç kıtada 10 ülkede çeşitli projelere imza attık. Doğa onarımından otoyola, maden sahalarından çimento fabrikalarına, turizm yatırımlarından demir yoluna kadar pek çok alanda hizmet verdik ve gelişmeleri takip ederek hizmet vermeye devam edeceğiz. 2025 yılı itibarıyla yeşil çatı ve teras bahçe uygulamalarımız artacak.” dedi.

    Yeşil koridorla ısınan kentleri soğutmak gerek

    Bitkilerden oluşan bir kanopi ile kentlerin iklim değişikliği nedeniyle artan sıcaklığını azaltmanın mümkün olduğunu vurgulayan Nesrin Karaoğlu, “Kentsel ısı adası etkisini azaltmak ve yeşil koridorlar oluşturarak serinletmek büyük önem taşıyor. Daha fazla ağaç dikerek onların gölgeleriyle kentteki sıcaklığın düşürülmesi gerekiyor. Bu noktada şehri sünger haline getirmek de önemli. Yani derelerin kapatılmaması, bitkilerden yutak alanları oluşturulması ve karbon dioksit emen bitkilerin kullanılması şart.” dedi.

    Yaşam alanları karbon yutak alana dönüşüyor

    Peyzaj uygulamalarının geçmişte yapıları estetik açıdan güzelleştirmekle sınırlı olduğunu, ancak artan çevre bilinci ile bu algının değiştiğini belirten Peyzaj Mimarı ve Karaoğlu Peyzaj Kurucu Ortağı Yasin Otuzoğlu, “Karbon ayak izini azaltmanın yolu, yapıların çevreyle olan ilişkilerini düzenlemekten geçiyor. Bu da bizim meslek disiplinimiz. Bu nedenle sürdürülebilirlikte mesleğimizin rolü oldukça kritik. Çünkü biz hem insanların hem de diğer canlıların yaşam ortamlarını sağlıyoruz ve yaşam alanlarını karbon yutak alanına dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Bu da sürdürülebilirliğin temel göstergesi.” diye konuştu.

    Açık yeşil alanları planlarken, yağmur suyunun yönetimini sağlamak suretiyle enerji tüketimini %25-30 oranında azaltabildiklerini belirten Yasin Otuzoğlu, “Doğru peyzaj tasarımı ile su tüketimini azaltabilir, oksijen üretimini artırabilir ve insanların daha sağlıklı bir çevrede yaşamasını sağlayabiliriz. Yapılan araştırmalar, doğru peyzaj uygulamalarının eğitimle öğrencilerin daha aktif olmasını sağladığını ve hastanelerde tedavi sürelerini kısalttığını gösteriyor. Yani doğaya yapılan 1 birimlik yatırım, bize 3-4 birim olarak geri dönüyor. Doğru yerleşim ve peyzaj master planları ile bu hedeflere ulaşmak mümkün.” dedi.

    Karaoğlu Peyzaj olarak tasarım ve hizmetleri ihraç ederken Türkiye’den bitki ihracatı da gerçekleştirdiklerini ifade eden Yasin Otuzoğlu, “Sakarya’da 450 bin metrekarelik bir alanda fidanlığımız bulunuyor. Burada yetiştirdiğimiz bitkilerin yurt dışına satılmasına katkıda bulunuyoruz.” dedi.

    Yenilenebilir enerji sahasında peyzaj kritiği

    Peyzajın RES ve GES alanları için büyük öneme sahip olduğunu belirten Yasin Otuzoğlu, “Temiz enerji sağlamak önemli bir konu, ancak bu süreçte doğaya zarar vermemek daha kritik bir mesele. Bu nedenle son zamanlarda peyzaj tasarımı yaptığımız projelerin başında bu alanlar geliyor. Yaygınlaştıkça daha önemli hale gelecek. Tüm bu yatırımlarda, yatırım fikrinin ortaya atıldığı andan itibaren peyzaj tasarımlarıyla hareket edilirse mevcut doğal ve bitkisel varlıkları korumak mümkün olacak ve zarar en aza indirgenebilecektir.” dedi.

    Yaşanılabilir bir yerde misiniz?

    Yaşadığımız kentin sürdürülebilir ve yaşanılabilir bir yer olup olmadığını 3-30-300 kuralı ile anlayabileceğimizi belirten Karaoğlu Peyzaj Kurucu Ortağı Yasin Otuzoğlu, “Massachusetts Institute of Technology (MIT) tarafından ortaya konulan bu kurala göre oturduğumuz veya yaşadığımız yerin penceresinden en az 3 tane ağaç görmemiz gerekiyor. Ayrıca yaşadığımız kentin %30’unun ağaç gölgesiyle kaplı olması ve yaşadığımız yerden 300 metre mesafede açık yeşil alan veya park bulunması gerekir. Eğer bu faktörler mevcutsa, sürdürülebilir bir yerde yaşadığımızı söyleyebiliriz.” dedi.

    Doğru peyzajla sahadaki zarar azalabilir

    Maden çalışmalarında doğanın korunarak zararların önüne geçilmesinin mümkün olduğunu vurgulayan Yasin Otuzoğlu, “Madeni yanlış bir şekilde çıkardıktan sonra oraya ağaç dikmek mantıklı bir yaklaşım değil. Eğer en başında işletme planı doğru bir şekilde hazırlanır ve çevresel riskler göz önüne alınırsa, etkileri en aza indirmek mümkündür. Bu nedenle bir projeye karar verme aşamasında uzman ekiplerle hareket edilmelidir.” diye konuştu.

    Kirli hava temizlendi

    Çimento fabrikasının bahçesindeki peyzajın şehre olan etkisine değinen Karaoğlu Peyzaj Kurucu Ortağı Nesrin Karaoğlu Otuzoğlu, “Örneğin, çimento fabrikası nedeniyle havası kirlenen ve gri bir renge bürünen havayı, yaprak döken bitki kullanarak temizlemeyi başardık. Bu sayede yaşam kalitesinin arttığını söyleyebilirim.” örneğini verdi.