Kripto Platformlarına Yönelik Artan Siber Saldırılar
Investing.com – Chainalysis’in 19 Aralık tarihli raporuna göre, kripto platformlarına yönelik siber saldırılarla çalınan fonların miktarı geçen yıla kıyasla %21 artış göstererek bu yıl toplamda 2,2 milyar dolara ulaşmıştır. Bu durum, üst üste dördüncü yıl boyunca toplam saldırı miktarının 1 milyar doları aştığını göstermektedir. Chainalysis, bu yıl siber saldırı sayısının 282’den 303’e çıktığını belirtmiştir. Geçen yıl hacker’lar tarafından çalınan miktarın ise yaklaşık 1,8 milyar dolar olduğu tahmin edilmektedir.
Kripto para birimlerinde yaşanan bu artış, Bitcoin’in bu yıl %140 değer kazanarak 100.000 dolar barajını aşması, kurumsal katılımın artışı ve yeni seçilen Başkan Donald Trump’tan gelen destekle eş zamanlı olarak gerçekleşmiştir.
Büyük Çaplı Saldırıların Etkisi
Siber suçlar araştırma başkanı Eric Jardine, sanal varlık piyasasının büyümesiyle birlikte kripto paraların yasadışı kullanımında artış gözlemlenmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade etmiştir. Özellikle dolandırıcılık gibi suçların artmasının önündeki en büyük zorluklardan biri olacağını vurgulamıştır. Rapora göre, kullanıcıların varlıklarına erişim sağlayan özel anahtarların ele geçirilmesi, 2024 yılında çalınan kripto paraların büyük kısmını oluşturacaktır. Çoğu saldırı, merkezi platformları hedef almış durumdadır.
Yılın en dikkat çekici saldırılarından biri, Japonya’daki DMM Bitcoin borsasından Mayıs ayında çalınan 305 milyon dolar, diğeri ise Temmuz ayında Hindistan’da bir borsadan çalınan yaklaşık 235 milyon dolardır.
Kuzey Kore Kaynaklı Saldırılar
Chainalysis, Kuzey Kore bağlantılı kripto korsanlıklarının geçen yıla göre iki katından fazla artarak rekor seviyeye ulaştığını ve bu yıl yaklaşık 1,3 milyar dolara ulaştığını bildirmiştir. Birleşmiş Milletler’e göre, kripto para birimleri Kuzey Kore’nin uluslararası yaptırımlardan kaçınmasına yardımcı olmaktadır. Kuzey Kore ise siber saldırı ya da kripto hırsızlığına karıştığını sürekli olarak reddetmektedir.
Geçen yıl, Kuzey Kore merkezli hacker’lar 20 vaka ile yaklaşık 660,50 milyon dolar çalmışken, bu yıl 47 vakada 1,34 milyar dolar çalmışlardır. Bu, çalınan değerde %102,88’lik bir büyümeyi işaret etmektedir. Veriler, çalınan toplam miktarın %61’inin ve toplam vakaların yaklaşık %20’sinin bu yıl gerçekleştiğini göstermektedir.
Güvenlik Önlemleri ve Uluslararası Müdahale
Firmaların riskleri azaltmak için işe alım süreçlerinde kimlik doğrulama ve geçmiş kontrolü yaparak, özel anahtar güvenliğini sağlamaları önerilmektedir. Uluslararası müdahale ise artan bir dikkatle devam etmektedir. Siber güvenlik firmaları, hükümetler ve Blockchain şirketleri, bu siber tehditleri takip etmek, tanımlamak ve karşı koymak için çaba göstermektedir.
ABD liderliğinde Adalet Bakanlığı, Kuzey Kore’nin silah programlarını desteklemek amacıyla siber hırsızlık komplosuna karıştığı iddia edilen 14 Kuzey Koreliyi suçlamıştır. ABD Dışişleri Bakanlığı, bu faaliyetlerin engellenmesine yönelik bilgi sağlayanlar için ödüller duyurmuştur.
Kripto para birimlerinin merkezsiz doğası, onları hem bir hedef hem de bir araç haline getirmektedir. Kuzey Koreli hacker’lar, güvenlik önlemleri geliştikçe taktik ve hedef değiştirme yeteneklerini göstererek çalınan fonların izini gizlemek için çeşitli yöntemler kullanmaktadırlar. Bu yöntemler arasında karıştırıcılar veya tumbler’lar kullanmak, varlıkları farklı cüzdanlar arasında taşımak ve diğer kripto para birimlerine hatta geleneksel fiat para birimlerine dönüştürmek yer almaktadır.
Bu siber saldırıların sonuçları, yalnızca mali kayıpların ötesine geçmektedir. Gelişen kripto sektöründeki güvenlik açıklarını gözler önüne sererken, dijital varlık güvenliği konusundaki endişeleri artırmakta ve siber savaşın jeopolitik boyutlarını vurgulamaktadır. Kripto paralar ana akım kabul gördükçe, bu varlıkların güvenliğinin sağlanması, hem yatırımcılar hem de küresel ekonomik istikrar için kritik bir önem taşımaktadır.
Bu gelişmeler ışığında, kripto para endüstrisi ve kullanıcılarının güvenlik önlemlerini artırmaları, çok imzalı cüzdanlar benimsemeleri, düzenli güvenlik denetimleri yapmaları ve phishing girişimlerine karşı bilinçlenmeleri artık bir gereklilik haline gelmektedir. Uluslararası toplumun bu siber tehditleri engellemeye yönelik çabaları, hem suçluları cezalandırma hem de dijital ekonomiyi gelecekteki saldırılardan koruma amacıyla devam etmektedir.