Ece CEYHUN
2024, iş dünyası için oldukça zorlu bir yıl olarak karşımıza çıkarken, 2025 yılına dair umut beslemek için henüz erken sayılabilir. Süregelen belirsizlik ve artan rekabet, firmaların daha fazla çaba göstermesini gerektiriyor. Bununla birlikte, sanayiciler için köklü bir değişim süreci söz konusu. ‘Net sıfır’ hedefi, üretim ve yatırımları yeniden şekillendiriyor. Bu bağlamda, Türkiye’nin önde gelen ağır sanayi şirketlerinden biri olan Erdemir, tüm yatırım kaynaklarını sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda harekete geçirmiş durumda.
Nitekim, bu yıl Türkiye’de bir ilke imza atarak yüksek fırına hidrojen enjeksiyonunu başarıyla gerçekleştiren Erdemir, devreye aldığı pilot Piroliz Tesisi ile kömüre alternatif yakıt geliştirmeye başladı. Yol haritasına uygun olarak, 4’üncü Kok Bataryası’nın 2025 yılı başında hizmete girmesi planlanıyor.
Karadeniz Ereğli’deki Erdemir tesislerinde düzenlenen toplantıya OYAK ve Erdemir yöneticileri katıldı. Burada, Avrupa’nın ikinci, dünyanın sekizinci büyük çelik üreticisi olan Erdemir’in yatırım planları hakkında bilgi verildi ve yeşil çelik üretimi yolundaki ilk yılın çalışmaları anlatıldı. Ocak ayında yeşil dönüşüm için belirledikleri yol haritasını açıklayan Erdemir, ham çelik üretiminde karbon emisyonunu 2030’a kadar yüzde 25, 2040’a kadar yüzde 40 azaltmayı ve 2050’de net sıfır emisyona ulaşmayı hedefliyor.
8 yıllık yatırım harcaması 4.5 milyar dolar
Erdemir, 2024 yılını 1,1 milyar dolarlık yatırım harcamasıyla kapatmayı planlıyor. 2030 yılı sonuna kadar ise 3,2 milyar dolarlık dönüşüm yatırımı hedefliyor. Erdemir ve İsdemir Yönetim Kurulu Üyesi ve Murahhas Azası Mustafa Serdar Başoğlu, yeşil dönüşüm dahil son sekiz yılda yaptıkları yatırımların, ülkenin çelik kapasitesini korumayı ve sürdürülebilir üretimi sağlamayı amaçladığını vurguladı. Başoğlu, “Entegre bir tesiste çelik üretimi, dünya genelindeki üreticiler için son derece önemli bir konu. Entegre tesislerde ortalama yatırım süresi 4,5 yıldır. OYAK Maden Metalürji Grubu’nun 2016 yılından bu yana toplam yatırım harcaması 4,5 milyar doları buluyor. Pandemi nedeniyle bunun 3,4 milyar dolarlık bölümü son dört yılda gerçekleşti. Bingöl Avnik’te devam eden peletleme tesisi yatırımı, yeşil dönüşüm yol haritamızın önemli bir parçası. Bu yatırım tamamlandığında, yüzde 80-85 oranında kendimize yeterli hale geleceğiz” dedi.
Kapasite kullanım oranı yüzde 95
Üretim süreçlerinde yapılan iyileştirmelerle hem enerji verimliliğini artırmaya hem de kömür kullanımını kademeli olarak azaltmaya yönelik çalışmaların birbiriyle uyumlu bir şekilde devam ettiğini belirten Başoğlu, “2030 yılı sonuna kadar 3,2 milyar dolarlık dönüşüm yatırımı planladık. Bu yıl sonunu 1,1 milyar dolar değerinde yatırım harcaması ile kapatmayı hedefliyoruz. Yeşil dönüşüm yatırımları da bunun içinde önemli bir yer tutuyor” şeklinde konuştu. Başoğlu, Erdemir’in kapasite kullanım oranının yüzde 95 seviyesinde olduğunu ifade etti. “Türkiye’nin ihtiyacı olan çeliği içeride üretmemiz gerektiğinin bilincindeyiz” diyen Başoğlu, bu yıl ihracat oranının da yüzde 20’nin üzerine çıktığını ve 54 ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini kaydetti.
Dönüşümde Avrupa’nın 3 büyüğünden biri
Erdemir Genel Müdürü Niyazi Aşkın Peker, çevre ve sürdürülebilirlik sorumlulukları doğrultusunda bu yılın başında açıkladıkları Net Sıfır Yol Haritası’na dikkat çekerek, “Avrupa Yeşil Mutabakatı ile uyumlu olarak ton ham çelik başına karbon emisyonumuzu 2030 yılına kadar yüzde 25, 2040 yılına kadar yüzde 40 oranında azaltmayı ve 2050’de net sıfır emisyona ulaşmayı hedefliyoruz. Proseslerimizde yaptığımız iyileştirmeler sonucunda kendi kaynaklarımızı kullanarak enerji verimliliğimizi en üst seviyeye çıkarmayı ve dışa bağımlılığımızı azaltarak küresel piyasalardaki rekabet gücümüzü korumayı amaçlıyoruz” dedi.
Belirledikleri yol haritasına uygun olarak bu yıl önemli bir dönüm noktasını geride bıraktıklarını ifade eden Peker, şu bilgileri verdi: “Yenilikçi çözümler ve geleceğe yatırım anlayışı ile Türkiye’de bir ilke imza atarak 1’inci Yüksek Fırın’a hidrojen enjeksiyonunu başarıyla tamamladık. Avrupa’da benzer uygulamayı gerçekleştiren üç çelik üreticisinden biri olarak, bu alandaki teknolojik alt yapıyı ülkemize kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ayrıca biyokütleden yakıt ve karbon kaynağı üretimini hedeflediğimiz 7.000 ton/yıl biyokömür üretim kapasiteli pilot Piroliz Tesisimizi devreye alarak kömüre alternatif yakıt geliştirmeye başladık. Bu tesisimizle birlikte üretim sürecinde kullandığımız fosil yakıtları belli oranda ikame ederek emisyonlarımızı ve maliyetlerimizi azaltacağız. Bir sonraki adımda ise 4’üncü Kok Bataryası’nı 2025 yılı başında devreye almayı hedefliyoruz. Bu yatırımımız, Erdemir’in kuruluşundan bu yana aralıksız hizmet veren birinci ve ikinci bataryalarının yerini alacak. Ek olarak, yıllık 800 bin ton kapasiteli 4’üncü Kok Bataryası, toz toplama filtre sistemleri ve yüksek seviye otomasyonu gibi birçok yüksek teknolojik özelliğe sahip olacak. Yeni batarya, çevre performansımızı ve kok üretim kalitemizi artırırken, ithal kok alımının azaltılmasını sağlayacak.”
Sürdürülebilirlik yatırımları kapsamında güneş enerjisi santrali projelerinin de devam ettiğini belirten Peker, Erdemir olarak 775 megawatt; OYAK Maden Metalürji olarak toplamda 2.036 megawatt kurulu güce sahip GES yatırımıyla 12 ilde, 17 farklı lokasyonda yıllık 3.170.215 megawatt-saat üretim yapmayı planladıklarını bildirdi.
Yeşil dönüşüm yolculuğu kararlılıkla sürecek
OYAK Genel Müdürü Süleyman Savaş Erdem, toplantı için gönderdiği mesajda, Türkiye’nin küresel çelik gücü olan Erdemir’in, dünya çelik sektöründe yaşanan olumsuzluklara rağmen bu yılı büyük mesafe katettiği yeşil dönüşüm yatırımlarıyla tamamlayacağını bildirdi. “Geleceğe yatırım” vizyonuyla Erdemir’in sektörüne öncülük ettiğini belirten Erdem, şunları kaydetti: “2024, tüm dünya için zor bir yıl. Küresel büyüme üzerinde baskılar devam ediyor. Dünyada talebin yavaşladığı ve ticaret savaşlarının tırmandığı bu dönemde 2025 ile ilgili belirsizlikler hâkim. Özellikle çelik üretiminde küresel gelişmeler dengeleri belirliyor. Çin’in çelik talebinin azalması, 2025 yılı için global ölçekte çelik sektörüne karşı ihtiyatlı bir duruş beklentisine sebep oluyor. Dünya ekonomisinde ve küresel çelik sektöründe yaşanan tüm dalgalanma ve kayıplar, kaçınılmaz olarak dünyanın sekizinci büyük çelik üreticisi olan ülkemizi ve yerli çelik üreticilerini de etkiliyor. Ancak Erdemir, bu ortamda kârlılık marjlarındaki daralmayı görece daha sınırlı tutmayı başardı. Küresel çelik talebinde yaşanan ciddi düşüş ve artan operasyonel maliyetler sebebiyle bazı üreticilerden üretimi azaltma ve hatta üretimi belirsiz süre ile durdurma, istihdam kaybı gibi haberler gelirken, Erdemir, bu zorlu dönemde üretimi ve istihdamı koruyarak yatırımlarına kararlılıkla devam edip istikrarını muhafaza etmiştir. Belirsizliklere rağmen 2025’te de yüksek adaptasyon yeteneğimiz ve geçmiş tecrübelerimizle istihdam ve üretimi korumayı, yenilikçi çözümlerle aslında geleceğe yaptığımız yatırımlarımızı sürdürmeyi, yeşil dönüşüm yolculuğumuza kararlılıkla devam ederek Türk çelik sektörüne katkıda bulunmayı hedefliyoruz.”