Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

    Doğal Afetlerin Tarıma Etkileri ve Çiftçilerin Sorunları

    Doğal afetler, tarım sektörü üzerinde önemli etkilere yol açmakta ve çiftçilerin karşılaştığı zorlukları artırmaktadır. Bu yazıda, afetlerin tarıma olan etkilerini ve çiftçilerin yaşadığı sorunları derinlemesine inceleyeceğiz.

    Doğal afetler, tarım sektörü üzerinde önemli etkilere yol açmakta ve

    Doğal Afetlerin Tarıma Etkisi

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, son zamanlarda ülkemizde meydana gelen doğal afetlerin tarımsal üretime olan etkilerini değerlendirdi. Bayraktar, yaptığı görüntülü basın açıklamasında, doğal afetlerin çiftçilerin yaşamını olumsuz etkilediğini belirtti.

    “Ülkemizde yaşanan doğal afetlerin sayısı ve şiddeti her geçen gün artıyor. Bu durum en çok doğa koşullarına bağımlı olarak üretim yapan çiftçilerimizi etkiliyor.” diyen Bayraktar, açıklamasına şöyle devam etti: “2023 yılı itibarıyla meydana gelen doğal afetlerin sayısı, 10 yıl öncesine göre 3 kat artarak toplamda 1475’e ulaştı. 2024 yılının ilk 8 ayında ise 900 doğal afet kaydedildi. Bu afetlerin %36’sı şiddetli yağış ve sel, %22’si dolu, %21’i fırtına ve hortum şeklinde gerçekleşti.”

    Samsun’un Bafra ilçesinde ağustos ve eylül aylarında meydana gelen şiddetli yağışların sebep olduğu sel felaketi, karnabahar, brokoli ve lahana gibi önemli ürünlerin su altında kalmasına yol açtı. Bu durum, çiftçilerin emeklerini boşa çıkarırken, ürün fiyatlarının da artmasına sebep oldu. “Üreticilerimiz yaralarının sarılmasını bekliyor.”

    Ekim ayında Çanakkale’nin Biga ilçesinde yaşanan dolu afeti, 45 bin dekar alanda ciddi zararlara yol açtı ve çeltik alanlarının tamamı etkilendi. Olay sonrası Biga’yı ziyaret ederek çiftçilerle bir araya geldiklerini belirten Bayraktar, “Ancak Ziraat Odamızdan aldığımız bilgilere göre, aradan geçen bir buçuk aylık sürede hâlâ çiftçilerimizin yaralarını saracak bir gelişme olmamıştır.” dedi. Üreticilerin üretime devam edebilmeleri için acilen desteklerin ödenmesi gerektiğini vurguladı.

    Antalya ve Mersin’de meydana gelen şiddetli yağış ve fırtınanın, yıl boyu tarımsal üretim arzına hizmet eden seralara büyük zarar verdiğini belirten Bayraktar, “Şiddetli yağışlar bazı seraların su altında kalmasına, ardından gelen fırtına ve hortumlar ise sera yapılarına, ürünlere ve güneş panellerine ciddi zararlar vermiştir.” şeklinde konuştu.

    “Sera üretiminin yapıldığı illerde yaşanan doğal afetler endişe verici.” diyen Bayraktar, Türkiye’deki örtü altı üretim alanlarının %65’inin Antalya ve Mersin’de bulunduğunu belirtti. “Örtü altında üretilen sebzelerin %68’i bu iki ilde yetiştirilmektedir. Bu sebeple, tarlada üretimin sona erdiği ve meyve-sebze fiyatlarının yükseldiği bu dönemde Antalya ve Mersin’de yaşanan afetler son derece kaygı vericidir.” ifadesini kullandı.

    Ne yazık ki, doğal afetlere karşı alınacak önlemlerin sınırlı kalması ve yeterli koruma sağlayamaması, tarım sigortalarının önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Devlet destekli tarım sigortaları sayesinde sigortalı çiftçi sayısında bir artış olsa da, bu durumun yeterli olmadığına dikkat çeken Bayraktar, “Antalya ve Mersin’deki Ziraat Odalarımızdan aldığımız bilgilere göre, örtü altı üretimi yapan çiftçilerin çok azı sigorta yaptırabilmiştir. Yapılan kolaylaştırmalara rağmen primler hâlâ çiftçiler için yüksektir. Bu nedenle devlet desteği artırılarak primlerin daha makul bir seviyeye çekilmesi gerekmektedir.” dedi.

    Ayrıca, örtü altı üreticilerinin sigorta ile ilgili bir diğer sorununu da vurgulayan Bayraktar, “Sera parsellerinde meydana gelen sehven kaymalar, çiftçilerin bakanlık kayıt sistemlerine kaydolmasını engelleyerek tarım sigortası yaptırmalarını zorlaştırmaktadır. Yıllardır sigorta yapılan aynı parseller emsal kabul edilerek bu sorunun çözülmesi elzemdir.” şeklinde konuştu.