Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın YPG, PKK ve Suriye Üzerine Değerlendirmeleri

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, YPG, PKK ve Suriye konularındaki değerlendirmelerini paylaşarak Türkiye’nin bölgedeki güvenlik stratejilerini ve uluslararası ilişkilerdeki duruşunu ele alıyor. Detaylar için makalemizi okuyun.

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, YPG, PKK ve Suriye konularındaki değerlendirmelerini

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Değerlendirmeleri

    Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda Orta Doğu’daki mevcut gelişmeler hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

    YPG ve PKK İlişkisi

    Bakan Fidan, PKK terör örgütünün Suriye’deki uzantısı olan YPG’nin Türkiye için ciddi bir tehdit teşkil ettiğini vurguladı. YPG’nin işgal ettiği bölgelerdeki varlığını sürdürme çabasının altını çizen Fidan, bu durumun Türkiye’nin ulusal güvenliğine yönelik bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.

    YPG’nin kendisini Batı dünyasına DEAŞ ile mücadele eden bir grup olarak tanıtma çabasını eleştiren Fidan, sözlerine şöyle devam etti:

    • “Bu, onların gerçek kimliğini yansıtan bir tanım değildir. Zira orada esasen bir terör örgütü olarak bulunmaktadırlar.”
    • “DEAŞ ile mücadele, tek başına bir iyilik göstergesi olamaz. Farklı devletler ve gruplar da bu süreçte yer aldı ve çeşitli sebeplerle DEAŞ ile mücadele ettiler.”
    • “YPG, esas itibarıyla PKK’nın bir uzantısıdır. (YPG/PKK) Saflarını Türkiye, İran, Irak ve Avrupa’dan gelen uluslararası terörist savaşçılarla doldurmuş bir örgüttür.”

    Bakan Fidan, Batılı dostların YPG’nin PKK’nın uzantısı olduğu gerçeğini görmezden geldiğini belirtti. “ABD Savunma Bakanı Ash Carter, 2016 yılında Kongre’de YPG ile PKK arasında bir bağlantı olduğunu kabul etmişti. YPG ile PKK’nın aynı yapı olduğu konusunda açıklamalarda bulunmuştu. ABD, PKK’yı terör örgütü olarak tanımlıyor. Bu durumda ABD’ye, ana bileşeni YPG’den oluşan SDG’ye verdiği desteği kesmesi çağrısında bulunuyor musunuz?” sorusuna, Türkiye’nin uzun süredir ABD’ye bu yönde çağrıda bulunduğu yanıtını verdi.

    Bu çağrılara karşılık gelen tepkileri değerlendiren Fidan, “Her şey aslında Obama döneminde başladı. O dönemde bize yapılan açıklamalar, bu durumun geçici bir düzenleme olduğuydu.” dedi.

    Bakan Fidan, Türkiye’nin ulusal çıkarları açısından bu durumun bir tehdit teşkil ettiğini vurgulayarak, “Bölgedeki dengelerin bozulmasını istemiyoruz. Ancak ulusal çıkarlarımızı korumak zorundayız. ABD ile bu konudaki görüşmelerimiz devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin Suriye’deki Askeri Operasyon İhtimali

    Türkiye’nin Suriye’de askeri operasyon yapacağı iddialarına ilişkin bir soruya yanıt veren Fidan, Şam’da yeni yönetim döneminin başladığını hatırlatarak, bu meselenin öncelikle yeni yönetimin sorunu olduğunu ve bu sorunun çözülmesi durumunda Türkiye’nin müdahalesine gerek kalmayacağını belirtti.

    Fidan, yeni yönetimin Suriye’de kontrolü tamamen ele alması gerektiğinin altını çizdi.

    Fidan, “Türkiye açısından Suriye’de bir özerk Kürt bölgesi veya Kürt oluşumu söz konusu olabilir mi? Yoksa Türkiye bunu bir tehdit olarak mı algılar?” sorusuna şu şekilde yanıt verdi:

    • “Benim Suriye halkı adına konuşmam doğru olmaz. Bu, Suriye halkının vereceği bir karardır.”
    • “Ancak Türkiye’nin politikası gereği, Suriye’de Kürt, Arap, Türkmen, herkesin, tüm sivillerin asli yerlerinde yaşamalarını istiyoruz.”
    • “Hiç kimse rahatsız edilmemeli, şehirlerini, köylerini terk etmek zorunda bırakılmamalı. Başka yere göçe zorlananlar, tekrar memleketlerine dönebilmelidir.”

    Sözün özü, başta siviller olmak üzere Kürtler de asli memleketlerinde yaşamalıdır.

    Türkiye’nin Suriye’deki Hedefleri

    Fidan, Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığının iki ana hedef olduğunu belirtti. Bu hedeflerden birincisi, Türkiye’ye yönelik kitlesel göçü engellemek; ikincisi ise terörle mücadeledir. Türkiye, bu iki mesele çözüldüğünde Suriye’de kalma gerekliliği olmadığını vurguladı.

    Fidan, Suriye’deki durumun gelişimini görmek için zamana ihtiyaç olduğunu ifade etti. Ayrıca, Suriye’deki yeni yönetimin meşru bir muhatap olarak kabul edildiğini ve onlarla iletişim kurmaya başlandığını belirtti. Türkiye’nin Şam Büyükelçiliğinin yeniden faaliyete geçtiğini de hatırlattı.