Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

    Denizli İhracatının Başarısı ve Gelecek Beklentileri

    Denizli’nin ihracat başarıları ve gelecekteki beklentileri üzerine kapsamlı bir analiz. Şehirdeki sektörlerin gelişimi, uluslararası pazardaki fırsatlar ve sürdürülebilir büyüme stratejileri hakkında bilgiler.

    Denizli'nin ihracat başarıları ve gelecekteki beklentileri üzerine kapsamlı bir analiz.

    Denizli’nin İhracat Başarısı

    Özlem SARSIN, tekstil sektörünün yanı sıra kablo, makine, mermer, demir ve demir dışı metaller ile işlenmiş gıda alanlarında 1700 ihracatçı ile Denizli’nin 185 ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini belirtti. Denizli İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Denizli ihracatı Türkiye genelinde 9. sırada yer alıyor; ancak bizden önceki şehirlerden farklı olarak 1700 ihracatçı ile 3000 ayrı GTİP’de ürün satışı yapıyoruz. Bu yıl ihracatımızın 185 ülkeyi geçerek rekor kırmasını bekliyoruz. Kasım ayı itibarıyla ihracatımız 4 milyar 33 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bunun yüzde 32’sini tekstil-konfeksiyon, yüzde 20’sini elektrik-elektronik, yüzde 15’ini demir ve demir dışı metaller, yüzde 8’ini tarım ürünleri, yüzde 6’sını maden ve yüzde 2’sini makine ihracatı oluşturuyor” dedi.

    Enflasyon ve İhracatçıların Zorlukları

    Enflasyon ile mücadele sürecinde döviz kurlarının güçlü bir Türk Lirası ile karşı karşıya olduğunu vurgulayan Memişoğlu, “İhracatçılar için bu durumu yönetmek pek kolay değil. Doların 40 TL-50 TL olması değil, en azından enflasyona paralel bir artış olması daha önemlidir. Yıl başından bu yana dövizdeki artış yüzde 16 civarında; ancak buna karşılık, ihracatçının tüm TL girdileri yükseliyor. Ülke olarak ihracatımız, belli oranda ara malı ithalatına dayanıyor. Kurun artmaması, TL maliyetlerinin artmasına neden oluyorken firmalarımıza ilave maliyetler getiriyor. Ancak bu artışı dış pazardaki müşterilerimizden talep etmek mümkün değil. Euro/dolar paritesi de yıl başından beri yüzde 4-5 gibi değişiklikler gösterirken, dolar daha da güçlendi” şeklinde konuştu.

    Asgari ücretin dolar bazında yüksek görünmesine rağmen, bu maaşlarla geçinmenin “sihirbazlık” gerektirdiğini belirten Memişoğlu, “Bu dönemde hem çalışanların hem de işverenlerin memnun olmadığı bir durum yaşanıyor” dedi. Memişoğlu, “Önümüzde yeni bir asgari ücret süreci var. Tahminime göre yüzde 30-35 civarında bir artış olacak. Kendi şirketime baktığımda bu artış benim maliyetime yüzde 6 civarında ilave yük getirecek. Buna karşılık paritenin getirdiği yüzde 4 yük var. Yüzde 10 civarında kendi sektörümde fiyat artışı yapmam gerekirken, ben yüzde 5 bile alabileceğimi düşünmüyorum. İhracatçı kârından fedakârlık ederek satış yapıyor; evet, ihracat artıyor fakat kâr artmıyor. Birçok ihracat yüklemesi ya maliyetine ya da çok düşük kârlarla gerçekleştiriliyor. Sürdürülebilir kârlarla ihracat yapmıyoruz, önümüzdeki sene de böyle mi olacak?” diye ekledi.

    2025 için Beklentiler ve Teşvik İhtiyaçları

    2025 yılının ikinci yarısından önce enflasyon ile mücadele nedeniyle dövizde bir hamle beklemediğini ifade eden Memişoğlu, “İhracatçılar o güne ulaşmaya, ayakta kalmaya çalışacak. OVP uygulanır ve her şey yolunda giderse hepimiz kazanacağız. Yüksek faiz, yatırım yapılabilir bir ortam sağlamıyor. Makine yatırımları yapılması ve yeni yatırımların hayata geçirilmesi gerekiyor. Bunun için krediye ihtiyaç var; sanayicimiz krediye ulaşamadığı bir ortamda hiçbir şey yapamaz. Faiz oranlarının bu ay en az 2 puan inmesini bekliyorum; sanayiciye moral ve motivasyon lazım. Bir mesaj vermesi açısından sembolik de olsa faiz düşüşü bekliyorum. İhracatçılar 2025’in ikinci yarısına ulaşmaya çalışırken, devletin de tasarruf etmesini ve OVP’yi uygulamasını bekliyoruz” dedi.

    Bölgesel Teşviklerin Gözden Geçirilmesi

    Teşviklerin sanayinin gelişimi ve sürdürülebilir ihracat için önemli olduğunu vurgulayan Memişoğlu, bölgesel teşvik sisteminden bir an önce vazgeçilmesi gerektiğini dile getirdi. “Güçlü tarafınıza yatırım yaparsanız orası daha fazla güçlenir. Şu an uygulanan bölgesel teşvik sistemi, İtalya’da uygulanmış ama başarılı olamamış. Bizde de bugün için ekonominin canlı olduğu alanlara doğru teşvikler verilirse imalat daha da güçlenir. Büyüme rakamlarına baktığımızda yoğun teşvik alan bölgelerdeki büyüme rakamları düşük kalmış; ortalamanın altında kalıyor. Örneğin, bizim lokomotif sektörümüz tekstil, ardından kablo ve gıda işleme gibi sektörler geliyor. Denizli özelinde gelişen ve büyüyen sektörlerin desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

    Dünya Genelinde Kekik Üretimi

    Denizli’nin ağır sanayi ve tekstil alanındaki gelişiminin yanı sıra işlenmiş gıdada da dünya markası olma yolunda ilerlediğini belirten Memişoğlu, “Denizli, Türkiye’nin kekik üretiminin yüzde 90’ını karşılıyor. Denizli kekiği coğrafi işaret almış bir ürün olarak dünya sofralarında yer buluyor. Dünya kekik ihtiyacının yüzde 73’ünü biz sağlıyoruz. 2024 yılında yaklaşık 150 bin dekar alandan 14 bin ton rekolte bekliyoruz. Denizli ihracatında ürün çeşitliliği var, giderek güçlenmesi için teşviklere ihtiyaç var. Tekstil, bizim amiral gemimiz. İstihdamda ve yaratılan ekonomik değerde çok büyük bir paya sahip. Özellikle kadın istihdamında tekstil sektörünün yeri çok ayrı. Denizli, kadın istihdamı oranında ülke çapında lider konumda. Ayrıca ilimizde makine sektörü de hızla gelişmekte” dedi.

    Yeşil Enerji Yatırımları

    Denizlili ihracatçıların Yeşil Mutabakat sürecine hazırlandığını ve tesislerde kullanılan enerjinin bir bölümünü temiz enerji yatırımları ile karşılamaya başladığını ifade eden Memişoğlu, “İhracatçıların temiz enerji yatırımlarında desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Ocak ayı itibarıyla elektrikte sübvansiyon bitiyor. Sanayiciler artık kendi enerjisini kendi üretme çabası içine girecek. Yeşil enerjiye yönelmek, hem dışa bağımlılığımızı azaltacak hem de daha uygun maliyetle enerji elde etmemizi sağlayacak. Öte yandan ihracatçılar Yeşil Mutabakat’a hazırlanıyor; bu nedenle devletin yeşil enerji yatırımlarına destek ve teşvik vermesi gerekiyor. Örnek vermek gerekirse; Denizli’deki bir firmamız, İtalya’ya yoğun bir kumaş ihracatı yapıyor. İtalyanlar, ihracatçımızdan kömürü üretim proseslerinde kullanmamalarını istiyor. Doğalgaza geçme şartı getiriyorlar. Bu durumda firmamız büyük bir yatırıma başlamak zorunda kalacak. Ancak bunun için ne bir kredi ne de bir teşvik mevcut. Karbon ayak izinin azaltılması konusunda firmalarımız yaptıkları yatırımları teşvik kapsamında gerçekleştirmelidir. Biz satarsak istihdam yaratacağız, vergi vereceğiz, ülkeye döviz kazandıracağız. Yeşil enerji konusunda devlet kurumları yol haritaları düzenliyor, ancak burada cebe dokunur teşvikler verilmesi gerekiyor” dedi.

    Turkish Towels Projesi ile Pazar Büyümesi

    Denizli ihracatında ilk sırayı İngiltere’nin aldığını ve ihracatın önemli bir bölümünü kablo ve tekstil ürünlerinin oluşturduğunu söyleyen Memişoğlu, “Almanya’ya ihracatımız orada yaşanan ekonomik durgunluktan dolayı son dönemde azalma gösteriyor. PMI’lar zaten yüzde 42 civarında gelmişti. İnsanların orada tüketme iştahı yok. İkinci sırada Amerika var; burası özellikle tekstil anlamında iyi bir pazar. Amerika’da bizim Turquality Projesi kapsamında Turkish Towels markamız bulunuyor. Öncelikle Amerika pazarı öncelikli olmak üzere Turkish Towels projesini geliştirmek için büyük bir çalışmamız var. Bakanlıktan onayımızı aldık; Turkish Towels projemiz ile ilgili güzel sürprizler yapacağız. Amerika’nın havlu ithalatında Hindistan yüzde 43 pay ile birinci, Pakistan yüzde 25 ile ikinci ve Çin yüzde 19 ile üçüncü sırada. Biz ise 2021 yılında yüzde 4 paya sahiptik. 2022 yılında ise Turkish Towels Programı kapsamında yaptığımız çalışmalarla payımızı yüzde 7’ye çıkardık. Burada önceliğimiz hedef kitle olarak direkt tüketiciye ulaşmak. Türk havlusunu, 1800’lü yıllarda bizim topraklarımızdan İngiltere’ye giden bir hikaye ile yerleştirmek istiyoruz. Amerika’da Türk tütünü, Türk pamuğu biliniyor; bunun yanına bir de Türk havlusunu yerleştirmek istiyoruz. Amerika’daki pazar payımızı önümüzdeki 2 yıl içinde iki katına çıkarmayı hedefliyoruz. Öte yandan İngiltere, Almanya gibi ülkelerde de Türk Havlusu algısının yerleşmesini sağlamak için çalışmalarımız devam ediyor” şeklinde konuştu.