Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

    Demir ve Demir Dışı Metaller Sektöründe 2025 Hedefleri ve Fırsatlar

    Demir ve demir dışı metaller sektöründe 2025 hedefleri ve fırsatları hakkında kapsamlı bir analiz. Gelecek perspektifleri, yenilikçi stratejiler ve sektördeki gelişmelerle ilgili bilgi edinin.

    Demir ve demir dışı metaller sektöründe 2025 hedefleri ve fırsatları

    Demir ve Demir Dışı Metaller Sektöründe 2025 Hedefleri

    Nurdoğan A. ERGÜN Toplamda 12.7 milyar dolarlık ihracatla 2024 yılını kapatan demir ve demir dışı metaller sektörü, maliyet baskılarının gölgesinde girdiği 2025 yılında yeni fırsatlara odaklanmayı planlıyor. Bu yıl ihracatta %10 büyüme hedefi belirleyen sektör, en az 14 milyar dolarlık bir ihracat gerçekleştirmeyi amaçlıyor. Daralan Avrupa Birliği pazarına karşılık, yeni coğrafyalarda güçlenmeyi hedefleyen sektör, ABD’nin yeni yönetiminin özellikle Çin ürünlerine karşı atacağı adımların da fırsatlar yaratacağına inanıyor.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili ve İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, ABD’deki yeni yönetimle birlikte Çin’e ve diğer Uzakdoğu ülkelerine uygulanacak tedbirlerin Türkiye’ye avantaj sağlayacağını vurguladı. Tecdelioğlu, “Avrupa ve Amerika otomotivden elektroniğe, makinadan elektriğe kadar birçok önemli sektörü Çin’e kaptırmış durumda. Tüm dünyada Çin’e ve Uzakdoğu’ya karşı bir eylem var, koruma duvarları örülmeye başladı. Türkiye’nin bu fırsatı değerlendirmesi ve dünya genelinde partner olabilecek ülke konumunu güçlendirmesi gerekiyor. Yan sanayide güvenilir bir ülke ve sağlam bir tedarik zinciri ülkesi olma statümüzü kaybetmememiz lazım. Tedarik zincirimizi Çinlileri araya sokmadan devam ettirmek zorundayız.” dedi.

    Suriye’deki Fırsatlar

    Son aylarda Suriye’deki savaşın sona ermesi ve bölgede sağlanacak istikrar ortamının Türk ihracatçıları için yeni fırsatlar doğurduğunu ifade eden Tecdelioğlu, şunları kaydetti: “Suriye’deki durumun normalleşmesiyle birlikte İsrail-Filistin ve Ukrayna-Rusya savaşlarının da sona ereceği yönünde beklentiler artıyor. Türkiye için en büyük fırsatlar, bu savaşların bitmesi ve bölgenin normalleşmesiyle birlikte ortaya çıkacak. Sadece Rusya bölgesinde 10 milyar dolarlık bir pazar kaybı yaşadık. Suriye’de de benzer şekilde ciddi kayıplarımız oldu. Suriye’de müteahhitlik hizmetleri, altyapı, üst yapı, eğitim, barınma ve bu konularda en az 10 milyar dolar ve üzerinde bir ekstra pazar elde etme potansiyelimiz var. Savaşlar nedeniyle kaybedilen pazarlar, Türkiye’nin önünde büyük bir fırsat olarak duruyor.”

    Şubat ayında Suriye’de düzenlenecek yapı fuarına gözlemci olarak katılacaklarını açıklayan Tecdelioğlu, “Belki konteyner bazında değil ama ilk etapta palet bazlı ihracat için çalışacağız.” diye ekledi.

    Verimlilik Yılı

    Sektörün 2022’de ulaştığı 14.4 milyar dolarlık ihracattan sonra 2023 ve 2024’ü 12.5 milyar dolarla tamamladığını belirten Tecdelioğlu, tüm zorluklara rağmen 2024’ü başarılı bir yıl olarak değerlendirdiklerini ifade etti. “İçeride enflasyonla örtüşmeyen bir kur politikası ve yüksek faiz oranları, rekabet gücümüzü ciddi anlamda azalttı ve fiyat tutturamaz hale geldik.” diyen Tecdelioğlu, karsız bir yılı geride bırakan sektörün 2025 yılını verimlilik yılı ilan ettiğini belirtti. Özellikle alüminyum gibi alanlardaki verimsiz yatırımlara dikkat çeken Tecdelioğlu, fabrikaların daha verimli çalışması gerektiğini vurgulayarak, “İsraf edersek iflas ederiz.” açıklamasında bulundu. Ayrıca, 2025 yılı içerisinde 52 etkinlikle yıla damga vurmayı planladıklarını ekledi.

    Finansal Alternatifler

    2025 yılında uygulanacak ekonomi politikalarında bir değişiklik beklemediğini dile getiren Tecdelioğlu, ihracatçının biraz daha rahatlayıp rekabet edebilmesi için Eximbank ve diğer bankalara büyük görev düştüğünü vurguladı. Özellikle Eximbank’ın burada önemli bir rol oynadığını belirten Tecdelioğlu, Merkez Bankası’nın faiz indiriminden hemen sonra Eximbank’ın da faizleri düşürdüğünü hatırlatarak, “Bundan sonraki dönemde hem Eximbank’tan hem de diğer bankalardan ihracatla ilgili alternatif ürünler geliştirmesini ve gelecek ihracat bedelleriyle ilgili stratejiler oluşturmasını bekliyoruz.” dedi.

    Alt Sektörlerin Durumu

    Demir ve demir dışı metallerin alt sektörlerini değerlendiren Tecdelioğlu, özellikle bakır, alüminyum ve hırdavatta önemli başarıların elde edildiğini söyledi. Bakırda miktarda %4.79, değerde ise %7.84’lük bir artış olduğunu belirten Tecdelioğlu, “En büyük ikinci sektörümüz alüminyumda da miktarda %7.34, değerde ise %0.89’luk bir artış var. Alüminyumun birim fiyatı %6 düşmesine rağmen miktarda ve değerde artış göstermesi, alüminyum sektörünün ciddi bir başarısıdır. Hırdavatta da %8.27’lik bir birim fiyat düşüşüne karşın miktarda ve değerde artışlar yaşanması sektör açısından son derece önemlidir.” dedi.

    Döküm sektörü, ev ve mutfak eşyaları sektörü, endüstriyel mutfak sektörü ve armatür sektörlerinin ise birim fiyatlarındaki artışa rağmen ihracatta 2024’ün altında kaldığını belirten Tecdelioğlu, bu sektörlerin rekabet gücünü kaybetmeye başladığını ve artık alarm vermeye başladığını ifade etti.