Özlem SARSIN
Aydın sanayisinin tarım ve gıda işleme sektörleri başta olmak üzere makine, motorlu kara taşıtları ve treyler, hayvancılık ve maden sektörleri etrafında gelişim gösterdiğini ifade eden Aydın Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Maraş, Aydın’ın sanayi alanında 8 adet organize sanayi bölgesinde düzenli bir şekilde konumlandığını belirtti. Aydın’ın, Büyük Ova Projesi kapsamı dahilinde yer aldığı için OSB’ler dışında sanayi arsası üretmenin neredeyse imkânsız hale geldiğini söyleyen Maraş, bu nedenle OSB’lerin Aydın sanayisi için kritik bir konumda olduğuna dikkat çekti. Aydın’daki 8 OSB’nin aktif olduğunu belirten Maraş, “Aydın’da sanayicinin öncelikli problemi yer konusudur. Mevcut organize sanayi bölgelerimizde geniş alanlarımız yok. Zengin topraklarımız mevcut, fakat OSB’lerimizde sanayi parseli üretiminde yetersiz kalıyoruz. Planlı sanayileşmenin sağlanabilmesi için mevcut OSB alanlarına ek olarak, daha küçük ölçekli ihtisas OSB’lerin (gıda, maden vb.) önünün açılması ve bu alanlar için hazine veya mera arazisi değilse kamulaştırılmasına destek veya teşvik verilmesi önemlidir.” dedi.
Bir örnek vermek gerekirse, “ASTİM OSB’de Aydın Valiliği ile bir proje geliştiriyoruz. OSB içerisinde bir Gıda İhtisas Etabı kuruyoruz. Sadece Aydın’da yetişen yerel ürünlerin işlenmesi için firmalarımızı teşvik edeceğiz. NACE kodlarını da belirledik. Orada bir makine üreticisi olmayacak, yalnızca gıda işleyen tesisler yer alacak. Bu etapta gümrükle ilgili bir alan da yapmayı arzu ediyoruz. Örneğin, gümrükten dönen ürünlerin elleçlenmesini daha sağlıklı bir ortamda gerçekleştirmek istiyoruz. Soğuk hava depoları kurmayı hedefliyoruz. Aydın, kestane üretiminde de ilk sıradadır. Gönül ister ki bu kestaneleri yurt dışına işleyip gönderelim. Belki bu konuda küçük bir kestane işleme merkezi de kurmayı planlarız. Aydın’da yapacak o kadar çok şey var ki. Katma değerli ürünler üretecek pek çok ürünümüz var ve bunları çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor.” diye ekledi.
Lojistik Avantajlarımız Aydın’ı Güçlendiriyor
Aydın’ın, Ege Bölgesi’nde İzmir, Muğla ve Denizli gibi büyük şehirlere komşu bir konumda bulunduğunu ve bu durumun, bölgeyi ticaret ve lojistik anlamında stratejik bir merkez haline getirdiğini söyleyen Maraş, “Özellikle Aydın-Denizli Otoyolu projesinin bir kısmının hizmete açılması, bu avantajı daha da güçlendirdi. Projenin tamamen bitirilmesi ile birlikte bölgemizin sanayi ürünlerinin iç pazara ve limanlara daha hızlı ulaşması sağlanacak ve lojistik maliyetler düşecektir. İzmir ile Antalya arasında güçlü bir ticaret hattı oluşturacak olan bu otoyol, bölgedeki ekonomik faaliyetlerin canlanmasına büyük katkı sunacaktır.” dedi.
Öte yandan Aydın’ın lojistik avantajlarını artırmak için demiryolu altyapısının geliştirilmesinin büyük bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Maraş, “İzmir limanlarına yakın bir konumda olmamıza rağmen, daha etkin ve hızlı bir demiryolu ağına ihtiyaç duyuyoruz. Üretim süreçlerimizde hammadde tedariki, yarı mamul ürünlerin transferi ve nihai ürünlerin tüketiciye ulaştırılması gibi kritik aşamalarda lojistik imkanlar, iş sürekliliği ve rekabet gücü açısından belirleyici rol oynamaktadır. Bu nedenle ilimizin en çok ihtiyaç duyduğu unsurlar arasında hızlı trenin öncelikli olması gerektiğini düşünüyorum.” dedi.
Aydın’da gerek uluslararası gerekse ulusal pazarlarda tanınan büyük kuruluşlar olmasına rağmen, yeni yatırım çekmekte zorluk yaşadıklarına dikkat çeken Maraş, “Nitelikli firmalarımız fazla, ancak Aydın’ın en büyük sıkıntısı dışardan yatırım almaktan zorlanması. Aydın’a yatırımların yönlendirilmesi gerekiyor. Yatırımcı çekmekte zorluk yaşıyoruz. Bu kapsamda başkanlığını yaptığım ASTİM OSB’de yoğun bir tanıtım çalışmasına başlayacağız. Aydın genelinde de benzer tanıtım faaliyetlerine ihtiyaç var. Özellikle İzmir’de yatırım düşünen yatırımcıları Aydın’a çekebiliriz. Çünkü İzmir’deki arsa maliyetleri ile Aydın’daki arsa maliyetleri arasında ciddi bir fark var.” şeklinde konuştu.
Aydın’da nitelikli iş gücü sıkıntısı da yaşandığını belirten Maraş, “3 vardiya çalışan firma sayısı parmakla gösterilecek kadar az. Aydın Sanayi Odası olarak, bölgemizin ekonomik kalkınmasında önemli bir yere sahip olan nitelikli iş gücü eksikliği konusuna özellikle odaklanıyoruz. Aydın’daki sanayi işletmeleri, kalifiye eleman bulmakta zorluk yaşamaktadır. Üretim sektöründe faaliyet gösteren tüm iş kollarında kalifiye eleman bulamadığımız için niteliksiz iş gücüne yöneliyoruz. Ancak Aydın’da çoğu firmada erkeklerin çalıştığı pozisyonlarda artık kadın istihdamının arttığını gözlemliyoruz. Kadınlarımızın iş hayatında olmasını çok önemsiyoruz. Bugün forklift kullanıcılarından kaynakçılara, CNC operatörlerinden kamyon sürücülerine kadar pek çok işi kadın çalışanlarımız üstlenmiştir. Nitelikli iş gücü için meslek liseleri, meslek yüksekokulları ve üniversitelerle iş birliği yaparak, nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi sağlanmalıdır.” diye ekledi.
İhracatta Zengin Potansiyele Sahibiz
Aydın’ın 2024 yılında ihracatın 1 milyar 850 milyon doları bulmasını beklediklerini kaydeden Maraş, “Ancak Aydın’ın sahip olduğu değerlerle çok daha fazla ihracat yapabilme potansiyeline sahip olduğunu vurgulamak isterim. Aydın, tarım, sanayi ve turizm başta olmak üzere bölgeye değer katan önemli bir merkezdir. Başta Avrupa pazarı olmak üzere, birçok pazarda etkinlik göstererek, ülke ekonomimize katkı sağlayan ihracat rakamları ortaya koyduk. Aynı zamanda rekabetçi bir anlayışla yeni pazarlara da girmeye çalışıyoruz. Aydın, 2024 Kasım ayında ihracatını yüzde 7 artırarak 182,7 milyon dolara ulaştırdı. Bu başarı, sanayicilerimizin ve üreticilerimizin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü bir kez daha ortaya koyuyor.” dedi.
Bu yıl Aydın’da ihracat çeşitliliğine dikkat çeken Maraş, “Bu yıl ilk kez Arjantin, Kamerun ve Madagaskar gibi ülkelere ihracat gerçekleştirilmesi, pazar çeşitliliğimizin arttığını göstermektedir. Teknolojik ürün ihracatında henüz istediğimiz seviyelerde olmasak da, bu alandaki çabalarımızı sürdürüyoruz. 2024 yılında ihracat hacminin 1 milyar 850 milyon doları bulmasını öngörüyoruz.” şeklinde konuştu.
Kümelenelim, Sanayimizi Geliştirelim
Aydın’da firmaların devletin UR-GE (Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi) projelerinden yeterince yararlanmadığını tespit ettiklerini belirten Maraş, “Yeni dönemde bu tarz hibelerden maksimum yararlanmak için çalışacağız. Aydın Sanayi Odası’nın UR-GE Makine İmalat Projesi, şehirdeki ilk uygulama olup, katılımcı 11 firma için stratejik planlama, risk analizi, problem çözme teknikleri gibi 47 eğitim ve 5 danışmanlık programını kapsamaktadır. Ayrıca, yurtdışı iş gezileri ve fuar katılımlarıyla firmaların uluslararası pazarlarda güçlenmesi hedeflenmektedir. Katılımcı firmaların projeden duyduğu memnuniyet, bu modelin gıda sektöründe de uygulanmasına yönelik çalışmaları başlatmıştır.” dedi.
Sonuç olarak, makine imalatındaki başarı, hem Aydın sanayisine hem de ihracat kapasitesine katkı sağlarken, aynı yaklaşım gıda sektöründe de uygulanarak şehrin ekonomik gücünü artırmayı hedeflemektedir. UR-GE Gıda Projesi de, Aydın Sanayi Odası tarafından, Ticaret Bakanlığı desteğiyle gıda sektöründeki firmaların ihracat kapasitelerini artırmak ve uluslararası pazarlarda daha rekabetçi olmalarını sağlamak amacıyla başlatılmıştır. Kendini geliştirmek isteyen tüm şirketlerimize kapımız açık. Kümelenelim, sanayimizi geliştirelim. Aydın’da özellikle makine sektörü gelişime ve kümelenmeye çok açık bir sektördür. Büyük bir potansiyel var ilimizde. Üretim gücümüz ve yelpazemiz gerçekten geniş. TURQUALITY’e yönelik de çalışmalar yapmak istiyoruz. Şirketlerimizin fuar desteklerinden de yararlanmaları konusunda ciddi çalışmalar yapacağız. Firmalarımızı uluslararası büyük fuarlardan yararlanmaları için desteklemeyi planlıyoruz.” şeklinde konuştu.
Sanayici Girdilerinin Stabil Olmasını İstiyor
Tüm dünya ekonomilerinde büyük sıkıntıların yaşandığını belirten Maraş, böyle bir ortamda sanayicilerin ayakta kalmaya çalıştığını ifade etti. “Sanayicilerimiz, döviz kurunun kaç lira olduğundan ziyade hammadde giderlerinin stabil olmasına odaklanıyor. Maliyetlerimizin döviz kuruna endekslenmesi gerekiyor. Euro ve doların enflasyon oranında artması gerekmektedir. Hükümetin bir takım projeleri var. Hedeflerini yerine getirebilmesi için döviz kurlarını artıracağını düşünmüyorum. Döviz kurları, olması gereken seviyelerde değildir; bu nedenle ihracatçı kar edemiyor, hatta zarar ediyor. Ülkemizin ihracat performansı açısından olumlu beklentilerde bulunamıyoruz.” dedi.
Maraş, “Öyle bir noktadayız ki, bırakın kar etmeyi, başa baş çıkmak bile sevindirici. Pazarı korumak için pek çok kuruluşumuz başa baş seviyede fiyat veriyor. Sanayiciler büyük paralar kazanmıyor; küçük karlılıklarla üretimini ayakta tutmaya, işçisini işten çıkarmamaya, düzenini korumaya çalışıyor. Yaşanan sıkıntıların yanı sıra, ülkemizde maalesef iş verimi açısından da sıkıntılar var. Dünyada 8 saatlik iş saatlerini baz alarak yapılmış verimlilik istatistikleri mevcut. Almanya’da sanayici 1 çalışanından 7 buçuk saat verim alıyor. Ancak ülkemizde 8 saatlik çalışma dilimindeki verim 4 saat 20 dakika çıkıyor. Yani biz ülkemizde 1 kişinin yapabileceği işi 2 kişiye yaptırabiliyoruz. Almanya’daki üretim verimini yakalayabilmemiz için 2 işçi istihdam etmemiz gerekiyor. Halbuki onlar aynı işi 1 işçiye daha verimli bir şekilde yaptırabiliyor. İşçilik maliyetleri bizde ucuz değil. Almanya’daki şirketler Türkiye’de işçiliğe ucuz gözüyle bakıyor ve sizden bir teklif istiyor. Ülkemizde 1 kişilik işi 2 kişiye yaptırabildiğimiz için işçilik maliyetleri artıyor.” şeklinde konuştu.
Aydın Enginarı İçin Coğrafi İşaret
Aydın’ın tarım ve gıda sektörü etrafında şekillendiğini ve verimli topraklardan pek çok ürün hasat edildiğini söyleyen Maraş, “Çok bilinmez ama Aydın enginar üretiminde de oldukça iyi bir konumda. Bu konuda coğrafi işaret almak için çalışmalar yürütülüyor. İlimizde 3 milyon baş enginar üretimi yapılmaktadır. Yaklaşık 5 yıldır Aydın enginarı parladı. Henüz ihracat yok; yurt içinde tüketiliyor. Aslında bu konuda ciddi bir ihracat çalışması yapılabilir, ancak yurt dışında da enginar fiyatları çok düşük. Türkiye’de coğrafi işareti en fazla olan il Aydın’dır. Memecik Zeytini, Aydın İnciri ve Aydın Kestanesi coğrafi işaretlidir ve şimdi enginar için de çalışmalar yapılmaktadır.” bilgisini paylaştı.
Aydın Turizmi 12 Aya Yayılmalı
Aydın’ın turizm açısından da gözde bir kent olduğunu belirten Maraş, sahip oldukları kültürel zenginliklerin daha iyi değerlendirilerek Aydın’da turizm sezonunun 12 aya yayılabileceğini vurguladı. Maraş bu konuda şunları söyledi: “Deniz turizmi (Kuşadası, Didim), kültür turizmi (Aphrodisias, Milet, Tralleis) ve termal turizm potansiyeli (Germencik, Buharkent) ile Aydın, turizmi yıl geneline yayma potansiyeline sahiptir. Ancak tarihi ve kültürel zenginliklerimizi yeterince tanıtamadığımızı ve kullanamadığımızı düşünüyorum. Mesela, kruvaziyer turizminde çok güçlü bir destinasyon olan Kuşadası’na gelen gemileri sadece Efes’e değil, diğer antik kentlerimize de götürmemiz, zenginliklerimizi tanıtmamız lazım.” dedi.
Maraş, “Bu kapsamda her şey dahil otelcilik modelinden artık vazgeçmeliyiz. Kuşadası Kongre Merkezi inşaatımız yıllardır atıl kaldı. Merkez tamamlanabilirse, otellerimizdeki kapasitenin de değerlendirilmesiyle Kuşadası kongre turizminde de gelişebilir. Aydın, 2024 yılında 4 milyon 396 bin 433 yerli ve yabancı turisti ağırlayarak, geçen yıla göre yüzde 25 oranında bir artış sağladı. Bu, bölgedeki otel ve konaklama sektörünü güçlendirmekte; dolaylı olarak inşaat, gıda ve hizmet sektörlerine de katkı sağlamaktadır.” diyerek sözlerini tamamladı.