Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

    Anayasa Mahkemesi’nden Can Atalay’ın Milletvekilliği Kararı

    Anayasa Mahkemesi, Can Atalay’ın milletvekilliği ile ilgili önemli bir karar açıkladı. Bu kararın ardındaki hukuki süreçleri ve toplumsal etkilerini keşfedin. Can Atalay’ın siyasetteki rolü ve geleceği hakkında daha fazla bilgi edinin.

    Anayasa Mahkemesi, Can Atalay'ın milletvekilliği ile ilgili önemli bir karar

    Can Atalay’ın Milletvekilliğinin Düşürülmesi Üzerine Anayasa Mahkemesi Kararı

    Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili olarak seçilen Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesi üzerine, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve diğer milletvekilleri tarafından Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuru kararı, Resmi Gazete’de yayımlandı. Başvuru dilekçeleri ile ekleri, Raportör Burak Fırat tarafından hazırlanan raporlar Anayasa Mahkemesi tarafından titizlikle incelendi.

    Mahkeme, Anayasa’nın 84’üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince, kesinleşmiş bir mahkumiyet bulunmadan milletvekilliğinin düşürülmesinin mümkün olamayacağını ve TBMM Genel Kurulu’na bildirimde bulunulmasının hukuki sonuç doğurmayacağını ifade etti.

    Kararda, TBMM Genel Kurulu’nun 30.01.2024 tarihli 54’üncü birleşiminde, Genel Kurulun bilgisine sunulan yazıda İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin 27.12.2023 tarihli ek kararının bir mahkumiyet kararı olmadığı, Anayasa Mahkemesi’nin 21.12.2023 tarihli bireysel başvuru kararının, ilgili daire tarafından değerlendirilmesi için dosyanın gönderilmesine ilişkin bir karar olduğu belirtildi.

    Ayrıca, kararda Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararları sonrasında, ihlale yol açan kararın ortadan kaldırılmasının anayasal bir zorunluluk olduğu vurgulandı. Şöyle denildi: “Anayasa Mahkemesince Anayasa’yı ihlal ettiği tespit edilen yargısal kararı, mahkemeler dahil hiçbir kamu otoritesi esas alamaz ve Anayasa’ya aykırılığı sabit olan karara hukuken geçerlilik tanınamaz. Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararları, yol gösterici veya tavsiye niteliğinde değil, bağlayıcı ve gereğinin yerine getirilmesi konusunda ilgili otoritelere takdir alanı bırakmayan kararlardır.”

    Bu kapsamda, Anayasa Mahkemesi’nin ihlalin kaynağı olarak tespit ettiği önceki kararın kaldırılması hususunda derece mahkemelerinin herhangi bir takdir yetkisi bulunmadığı ifade edildi. Sadece mahkemeler değil, ihlal sonucunun ortaya çıkmasına yol açan veya ihlalin giderilmesi sürecinde etkin konumda bulunan diğer kamu otoriteleri de ihlal kararının gereğini yerine getirmek, ihlali gidermek ve ihlalin sürmesini önlemekle yükümlüdür.

    Söz konusu kararın yasama organı açısından bağlayıcı nitelikte olduğuna dikkat çekilerek, kararın bir örneğinin TBMM’ye gönderilmesine hükmedildi.

    Kararın hükmünde ise, “TBMM Genel Kurulu’nun 31.07.2024 tarihli 54’üncü birleşiminde Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi’nin 03.01.2024 tarihli ve E.2023/12611, Değişik İş. 2024/1 sayılı kararının ekte gönderildiğine dair anılan Daire Başkanlığı yazısının okunması suretiyle Hatay Milletvekili Şerafettin Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşmesinin yok hükmünde olduğunun tespitine ve Anayasa’nın 85. maddesi uyarınca iptaline karar verilmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Kadir Özkaya, İrfan Fidan, Muhterem İnce ve Yılmaz Akçil’in karşı oyları ve oy çokluğuyla 22/2/2024 tarihinde karar verildi.” ifadeleri kullanıldı.