Hamide HANGÜL
Altın ithalatına geçen yıl ağustosta aylık 12 ton kota getirilmesi, sektörde birçok sorunu da beraberinde getirdi. Son dönemde altın kaçakçılığının yeniden hortladığına dikkat çeken Takı Üreticileri ve İhracatçıları Derneği (TÜİD) Başkanı Mustafa Kamar, altın takı üretimi için yurt içinde 89 bin dolara satılan külçe altının, İtalya ve Dubai’deki üreticiler tarafından 84 bin dolara alındığını ifade etti. Kamar, bu durumun kendilerini rakip ülkelerle kıyaslandığında 5 bin dolar daha pahalıya mal ettiğini belirtti.
Önceden üreticilerin ve atölyelerin üretime yetişemediğini, ancak şimdi rakiplerine göre pahalı hale geldiklerini vurgulayan Kamar, “Altına ulaşmak ve işlemek, takı üretmek için 40 güne kadar beklemek zorunda kalıyoruz. Bu nedenle birçok üretici işçi çıkarmaya başladı. Altın takı üreticileri arasında ciddi bir kriz var. Çok sayıda müşteri kaybettik. Sektörümüzde 60 bin kişi istihdam ediliyor, son üç ayda 4-5 bin kişi işten çıkarıldı, yıl başından sonra ise on binlerce kişi için işten çıkarmalar başlayabilir.” dedi.
Mustafa Kamar, kota uygulamasının kaldırılması ve altın takı ihracatını olumsuz etkileyen altın ithalatını kısıtlayan düzenlemelerin gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Altın takı ihracatı için ithalatın zorunlu olduğunu, piyasada belirlenen rakamların cari açığa ciddi etkisi olmadığını ifade etti. Kamar, ekonomi yönetiminin cari açığı kapatmak amacıyla ağustos 2023’te altına 12 ton kota getirdiğini aktardı.
“Sorumlusu biz değiliz”
Son beş yılda altın ithalatında büyük bir artış yaşandığını vurgulayan Kamar, “Ancak bu artışın sorumlusu biz değiliz. Merkez Bankası, son yıllarda agresif bir altın alım politikası izliyor. 2022’de 19 milyar dolarlık toplam altın ithalatının 8 milyar dolarlık kısmını, 2023’te ise 29 milyar dolarlık ithalatın 10 milyar dolarlık kısmını Merkez Bankası yapmış. Ayrıca, enflasyonist ortamda tasarrufları altında değerlendirme isteği ve jeopolitik riskler, hane halkının da altın talebini artırıyor.” şeklinde konuştu.
Darphane’nin 2022’de 60 ton altın işleyerek 17 milyon adedin üzerinde sarrafiye ürettiğini, 2023’te ise 223,6 ton altın işlenerek 30,3 milyon adet sarrafiye üretildiğini belirten Kamar, Merkez Bankası’nın aldığı altın miktarı artarken, üretim ve ihracata kullanılan altının azaldığını dile getirdi. Kota ve düzenlemenin etkisiyle ihracatın da gerilediğine dikkat çeken Kamar, “2022’de 185,1 ton olan mücevher ihracatımız, 2023’te 173,3 tona geriledi. Altın ihracatı yüzde 30 oranında düştü.” dedi.
Kaçakçılık 35 yıl sonra hortladı
Kota uygulamasının KOBİ ölçeğindeki firmalar için büyük mağduriyet yarattığını belirten Kamar, “Sektöre kulak vermeden, aceleye getirilen kota uygulamasıyla imtiyazlı konuma gelen ve sayıları 10-15’i geçmeyen firmalara servet transferi başladı. Altını uluslararası piyasaya göre yaklaşık 5 bin dolar daha pahalıya mal ettiğimiz için kaçakçılık 35 yıl sonra yeniden hortladı.” dedi. Kaçakçılık haberlerinin artması nedeniyle ihracatçıların gümrüklerde sorunlar yaşadığını da sözlerine ekledi.
“Müşteri kaybettik; atölyelere kilit vuruldu”
Altın takı üretiminde zorlu mücadelelerle İtalya’dan aldıkları üretici liderliğini, Dubai’den de alınan ‘cash and carry’ (toptan satış) pazarını kaybettiklerini açıklayan Kamar, “Çok ciddi müşteri kaybettik. Avrupa başta olmak üzere müşterilerimiz, fiyat farkından dolayı İtalya ve Dubai’ye gidiyor. Bu ülkelerde şu anda yoğun bir talep var. Üretim ve ihracatımız ciddi oranda geriledi.” dedi.
Mücevher ihracatını değer üzerinden değil, kilogram bazında değerlendirdiklerini belirten Kamar, “Üretimin ve ihracatın daralmasıyla çok sayıda atölye kapısına kilit vurdu. Kota öncesi, altın işleme atölyelerimiz 2-3 vardiya çalışırdı. Şimdi işçi çıkarmaya başladı. Sektörde sadece altın takı üreten 6 bin üretici var ve bu işletmelerde 60 bin kişi çalışıyor. Kalifiye elemanlarımızı kaybedersek bulamayız.” şeklinde konuştu.
“Fiyat farkının araştırılmasını isteyeceğiz”
Uluslararası piyasalara göre 5 bin dolar daha pahalıya aldıkları altındaki yüksek fiyat farkının nedeninin araştırılması için resmi kurumlarla temasa geçeceklerini bildiren Mustafa Kamar, “Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Rekabet Kurumu’na bu konunun araştırılması için yazı göndereceğiz.” dedi.